21.08.2014 15:08
Facebook Ormanlı
Sağlık Köşesi
İSTATİSTİK
ONLINE MİSAFİR: 1

Aktiv edilmemiş üye: 1
EN SON ÜYE: grygngr

BUGÜN: 611
GÜNLÜK REKOR: 8231
DÜN: 2447
GEÇEN AY: 37726
ÜYE GİRİŞLERİ: 1179008
Faydalı Linkler








15 Dilde Sözlük

Kelime:

Dil:

Televizyonda Bügun
TV'de BUGÜN
GOOGLE ARAMA MOTORU
Özel Arama
Başlığı Görüntüle
 Başlığı Yazdır
Nakkaş Köyü
admin
Fâtih Sultan Mehmed, yakınlarından olan Baba Nakkaş'a vaktiyle "KutluBey" denen ve Çatalca'ya yakın olan bir köyü arpalık olarak 870 (1465-66) senesinde vermiştir. Bundan on sene sonra Baba Nakkaş içine bir câmi yaparak burasını vakfetmiş ve ondan sonra Baba Nakkaş köyü diye anılmaya başlamıştır. İkinci Sultan Bâyezid devri nakkaşlarından olup Kanunî Sultan Süleyman zamanında ölen ve "Baba Nakkaş" diye mâruf olan Şeyh Mustafa'yı en eski tezyinât san'atkârımız olarak biliyorduk.

Bu hususda rahmetli Halil Edhem'in "Elvâh-ı Nakşiyye kolleksiyonu, 1924, s. 14" broşüründe şu izahatla karşılaşıyoruz:

(Sultan Bâyezid'in tasvir nakışlarına rağbeti olmadığı belki doğru olabilir. Fakat asâr-ı nakşiyyeden müteneffir bulunmadığı da Eskisaray'da ve elyevm Topkapı sarayı denilen Yenisaray'da "Baba Nakkaş" nâmiyle marûf olan ve 980 (1572)'de vefat eden Şeyh Mustafa Efendi'ye birtakım tezyinât nakşettirmiş olmasiyle tezâhür eder. (Evliyâ Çelebi, cild 6, s. 152 ve Zeyl-i Şakâyık c. 1, s. 204).

Evliyâ Çelebi Seyehâtnâmesinden (C. 6, s. 152)de şu bilgiyi ediniyoruz:

"Baba Nakkaş Sultan Bâyezid-i Velî müsâhibi ve Özbekîyy-ül asl olup ilm-i nakşda gûya Mânî ve Bîhzâd imiş. Hattâ Eskisaray kapaısı üzere o sihrâsâr münakkaş saçağı ve Saray-ı – cedîd'de Divanhâne-i Bâyezid Hân'ın kubbelerini işleyen bu zâttır. Nukûş-ı Bûkalemûn san'at ve hâlini diyâr-ı Rûm'da, ilk defa kendileri şâyi' ermiştir. Baba Nakkaş kasabasındaki türbesinde âsûde-i hâldir."

Görülüyor ki Halil Edhem'in de bildiği m'hazlardan verdiği mâlûmatı esas tutuyorduk. Lâkin sırf bu gibi me'hazlarımıza istinâd ederek yazılanları zamanla biraz şüpheli telâkki etmk icab ediyor. Evliya Çelebi bizce ihmal olunmıyacak me'hazlardandır, verdiği izâhat arasında başka yerlerden öğrenemeyeceklerimiz vardır. Biz ondan da vâreste kalamayız. Fakat mevzular üzerinde durunca çok defa bizi tatmin edecek bilgileri araştırdığımız nisbette bulabildiğimize yine bizzat şâhid oluruz. Nitekim Baba Nakkaş bizce bir muammâ idi. En olgun devrile, öldüğü bildirilen zaman arasındaki uzun mesafe tereddüdümüzü mucib olmakta idi ve maalesef elimizde başka me'haz olmadığından işi bir tesadüfe bırakmak zorunda idik.

Nihayet o mes'ut tesadüf bir gün gelip bizi buldu. Baba Nakkaş'ın ahdâfından ve halen vakıfların mütevellisi olduğunu söyleyen arkadaşımız Hâzım Sakaryalı bize üstünde Fâtih Sultan Mehmed'in altınlı ve etrafı tahrirli tuğrasiyle birlikte Safer 880 (1475) tarihini taşıyan Arabca bir vakfiyye getirdi. Bu vakfiyye, Kazasker Mustafa ibni Mehmed ve Kazasker Ali ibni Yusuf-ül-Fenârî gibi o devirde vakfiyyelerle alâkadar makamlarda bulunan şahsiyetleri tarafından tasdik edilmiş ve Baba Nakkaş'ı tanıyan ve yakınlarından olan Kasım ibni Abdullâh-in-Nakkaş, Mevlânâ Sinan ibni Süleymân-il-Mülâzim, Mevlânâ Mehmed-üt-Tabîb-iş-Şerâvî... gibi zatların isimleri de şahid olarak vakfiyyenin sonuna yazılmıştır.

Gördüğümüz bu Arabca vakfiyyenin hülâsası (1) şöyledir:

Büyük meziyyetler sahibi (2) Baba Nakkaş nâmiyle müştehir Şeyh Bâyezid oğlu Mehmed, kendi evlâdı hakkında ihtiyatlı ve gıptaya lâyık menfaatli eserler ihtiyar edince kalb-i selîmden mâada ne mal ve ne de evlâdın fâide ve menfaat vermediği bir günde Cenâb-ı Hakkın rızâsını ve af ve keremini umarak bu vakfı... niyyet-i hâlise ile tescil etti.

Vakıfları: Kutlubey karyesinin tamâmı, İncegöz'de değirmen ve dinkhane denen ev. Hepsini evlâd-ı sulbiyyesine ve o karyedeki mescidin mesâlihine vakfetti. Tevliyetini oğullarına, bunlar inkıraz bulursa, hâkimin münâsib göreceği birisine verdi. Mescidin imamına günde 2 dirhem, müezzine 1 dirhem, sevâbı vâkıfın ruhuna olmak üzere, günde bir cüz' Kur'ân okuyana bir dirhem sarfedilenlerden sonra, artan para ürerse 2 kadın hissesi bir erkeğe verilmek üzere evlâdına, evlâdı munkariz olursa kızlarının evlâdına, fazlası fakirlere verilir. Mescid yıkılıp harâb olursa yapılır. İş burada yazıldığı gibi cereyân edince vakfiyyenin bâlâsını tevki' eden hâkim dâvâ etmek ve inkâr eylemek salâhiyetini hâiz kimselerin dâvâ ve inkârı ve içtihâdı müteâkib Mevlânâ Sinân ibni Süleyman-ı Tekevî ve Kaasım ibni Abdullah şahâdetleriyle müctehid imamlardan vâkıfın cevazına kaail olanların içtihâdına binâen bu vakfın sıhhat ve lüzumuna hükmeyledi; bozacaklara da bedduâ...
Hülâsasını verdiğimiz bu mühim ve elde olan vakfiyye bize Baba Nakkaş'ın Fâtih Sultan Mehmed devri san'atkârlarından olduğunu öğretiyor.
"............................................ ."
ibâresi onun Fâtih'in mukarriblerinden olduğunu, asîl bir soydan geldiğini ve kemâl sahibi olduğunu bildiriyor. İsmi de Mehemmed ibni Şeyh Bâyezid-üş-şehîr bi-Baba Nakkaş" yâni (Baba Nakkaş diye anılan ve şeyh Bâyezid'in oğlu olan Mehmed) dir.

Aslı elimizde olmıyan velâkin Vakıflar Arşivinde bir nüshası bulunan bir temellüknâmeden de öğreniyoruz ki Fâtih Sultan Mehmed, yakınlarından olan Baba Nakkaş'a vaktiyle "KutluBey" denen ve Çatalca'ya yakın olan bir köyü arpalık olarak 870 (1465-66) senesinde vermiştir. Bundan on sene sonra Baba Nakkaş içine bir câmi yaparak burasını vakfetmiş ve ondan sonra Baba Nakkaş köyü diye anılmaya başlamıştır.

Bugün aslı elde olmıyan, fakat bir sureti Vakıflar Umum Müdürlüğünde mevcut (2) olup bu Kutlubey köyünü Baba Nakkş'a temlîk eden 870 (1465-66) tarihli temliknâmenin suretine göre:

Şeyh Muhyiddin'e... İnceğiz nâhiyesinde (4) Kutlubey demekle marûf hududiyle ve sınıtiyle, tevâbiiyle ve levâhiki ile temlîk ettim. Emsâli gibi tasarruf ide. Evlâdından, ensâbımdan ve beylerden, mutasarrıflarından ve gayrılardan başka kimse müdâhele etmiye. Eğer bunlardan başkası müdâhele ederse veyahut tebdil ve tağyîr edecek olursa Allâhın, meleklerin ve bütün insanların lâ'neti üzerine olsun! Bu yazıyı okuyanlar mazmununu dooğru bilsin! Alâmet-i şerîf üzre i'tikad-ı küllî ve itimâd göstereler. Evâil-i Ramazan 870. Be-yurt-ı Manastır. Şâhitler ve imzâları ve (Ali-inni-Yusuf-ül Fenâri il-kaadî bi-l-asker-il-mansûr) tasdiki...

Peçevî tarihinde (c. 1 , s. 447) şu izâhâtı buluyoruz. "... Derviş Mehmed, Şeyh Baba Nakkaş'ın oğlu idi ve bölük ulûfesine mutasarrıf idi. Babası nâmına olan karyede zirâat ve harasetle meşhul olurdu, merhum ve mağfur-ün-leh Sultan Süleyman Han sayd ü şikâr bahânesiyle ol semtlerde seyrân ettikçe Baba taâmı diyu mâ-hazar ihzâr iderdi. Saadetlû pâdişâh kendüde kabiliyyet müşâhede itmeğle riyâsete nasbedp ba'dehû Defter-emini oldu. Lâkin kitâbetde çendân rûsûhu yoktu.

Andan Halep Defterdarlığına vâsıl olup 6 yıl kadar küllî maâş tahsil idüp andan Anadolu Defterdarlığına vâsıl oldu. Ba'dehû başdefterdar olup ölünceye kadar anda karâr itti. Bir baba âdem idi ve dervişliği yerinde, müstakîm ve dindâr kimse idi..."

Bu kayıt bize tekrîmen Şeyh i'tibar edilşen Baba Nakkaş'ın (Derviş Mehmed Çelebi) isminde oğlu olup Kanunî Sultan Süleyman zamanını idrâk ettiğini öğretiyor. Babasına verilen ve Baba Nakkaş denilen köyde oturuyor. Kanunî avlanma maksadiyle o taraflarda dolaştıkça padişâha acele "Baba taâmı" denen yemekleri hazırlatıyor. Kanunî de malî hususlarda kaabiliyetini sezerek devlet hizmetine alıyor ve maliye sahasında en son mertebeye yükseltiyor. Babası gibi, müttekî ve derviş bir zât imiş.

Mehmed Baba Nakkaş'ın oğlu "Mahmud-ül-Defterî" diye meşhur(5). Bunun oğlu, yâni Baba Nakkaş Mehmed'in torunu (İbni Baba Nakkaş) nâmiyle mârûf Defterdar-ı esbak Derviş Mehmed Çelebi'dir.

İşte Kanunî Sultan Süleyman'a civarda avlanırken bir ikrâmda bulunan bu zâttir. Bunun bir de "Şeyh Mustafa" adında bir kardeşi vardır. Her ikisi de Baba Nakkaş diye anılıyor. Derviş Mehmed Çelebi büyük babasının vakfını 970 ve 980 tarihli vakfiyyeleriyle genişletmiştir. Bunu bildiren vakfiyye 978 (1572) tarihlidir. Buna göre kendi mallarını ceddi Baba Nakkaş'ın vakfına katmıştır. Bundan 2 sene sonra 980 (1572) de Bursa'daki binâlarına âid olup bir câbî – kiralarını toplıyan ve kiraya veren- ile idâre edilen vakfının vâridâtından artan paranın da Baba Nakkaş'ın vakfına verilmesini şart koşmuştur. Bunlar mülhâk vakıflardan sayılıyor.

"Şeyh-Mustafa" da dedesi gibi nakkaşdır ve onun gibi Baba Nakkaş diye anılmıştır. İşte Halil Edhem'in bahsettiği Baba Nakkaş Şeyh Mustafa budur ve 980 (1572) de hayattadır. Vefat tarihini bilmiyoruz.

Hulâsa Fâtih Sultan Mehmed'in vefatından 6 sene önce tanzim olunan ve aslı torunu Hâzim Sakaryalı'da bulunan vakfiyye bize asıl Baba Nakkaş'ın Şeyh Mustafa olmayıp Şeyh Bâyezid'in oğlu Mehmed olduğunu öğretiyor. Bu zat Fâtih'in yakınlarındandır. Kendisi kemâl sahibi ve sulehâdandır ve asîl bir nesilden gelmektedir. İkinci Sultan Bâyezid zamanında da yaşamış ve Fâtih'in olduğu gibi onun da müsahipliğini yapmıştır.

Evliya Çelebi'nin rivâyet ettiği gibi Eskisaray'ın kapısı saçağı ve Yenisarayda Bâyezid'in Divanhâne kubbesi nakışlarını yapmıştır.

Şimdiye kadar me'hazlarımıza yalnız onun torunu Fahr-üs-sulehâ Şeyh Mustafa geçmiştir. Vefatı da 980 dedir. Evliyâ Çelebi ismini vermeyip yalnız künyesini bildirdiği asıl Baba Nakkaş'ı doğru olarak II'inci Sultan Bâyezid zamanına kadar götürebilir. Fakat zihnimize takıldığı gibi, bu iki zat arasında uzun tarih farkları da vardır. Asıl Baba Nakkaş "Şeyh Mustafa" olamazdı ve Sultan Bâyezid'in musâhibi ve devrinin nakkaşı olsun da 980 de ölsün, bu nasıl olurdu?

Nihayet mes'ut bir tesadüfle elimize geçen bu iki mühim vesika hakikati ortaya koydu(6) ve şimdiye dek muahhar zamanlara kadar götürülen asıl Baba Nakkaş'ın Fâtih Sultan Mehmed'in mukarrib ve musâhibi ve onun nakkaşlarının babası, yâni en mâhiri, yaşlısı ve sustası "üstâdı" olduğu anlaşıldı.

Bu köy pehlivan yetiştirmekte de şöhret kazanmıştır. Buranın mutlaka suyunu getirmeli, temiz tutturmalı ve binâlarının daha esaslı yaptırılmasına itinâ etmelidir; zirâ 5 asırlık hâtıralar ve pitoresk köşelerle dolu mühim bir köyümüzdür. Sâhibi de Fâtih'in san'at müşâviri ve dostudur; hem de köy dostuna Fâtih'in hediyesidir. O da bunu millete vakfetmiştir.
Düzenleyen admin Düzenleme Tarihi: 24.11.2010 23:15:35
 
http://www.incekalem.com
Atlanılacak Forum:
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Reklam
Son Eklenen Linkler
direksiyon dersi
2/B ARAZİLERİ KULLAN...
Hotpoint Ariston Ser...
Profilo Servisi
Yangın Algılama ve A...
Canlı Radyo Dinle
Jenerator.biz
Erçin İnşaat
Cephe Giydirme
Hac Umre
Günlük Burcunuz